Yerel Seçimde Malzeme Sağlık Sistemi
EVRENSEL / SAĞLICAK
 
Celal Emiroğlu
20 Ocak 2010
 

Son yazımda “Sevk zinciri zevk zincirine dönüşmesin” başlığını atarak, toplum yararına sağlık sisteminin olmazsa olmazlarından olan “sevk zinciri” uygulamalarının geçmişten bugüne gelişimini aktarmıştım.

Özetle; sevk zincirini gerçek anlamını yükleyerek uygulamış olsa, Sağlık Bakanlığı doğru iş yapmış olacaktı. Sağlıkla ilgili ortak görüş, sorunun çözümünün birinci basamağın güçlendirilmesinden ve koruyucu sağlık hizmetlerine yatırım yapılmasından geçtiği şeklindedir; tüm bireylerin birinci basamakla temasının sağlanması ve gerektiğinde “sevk sistemi” ile ileri sağlık kuruluşlarında takibinin yapılması doğru olanıdır.

Kaygım, toplum çıkarlarıyla kapitalist sistemin çıkarlarının çarpıştığı ortamda, özelleştirilen/özerkleştirilen sağlık sisteminde hasta/hastalık üzerinden rant sağlayabileceklerin de baskısıyla parası olanı “mağdur etmeden” ikinci-üçüncü basamağa çekmenin yollarını araştıranlarla ilgiliydi!

Sağlık Bakanlığı ya sevk zinciri uygulamasını zorlaştıran sorunları belirleyecek ve zamanla çözecek, ya da zorlukları aş(a)mamanın yollarını bulacak ve sistemi rantçılar lehine dejenere edecekti. Göründüğü kadarıyla birinci yöntemle ilgili çaba yok!

Sevk zinciri uygulamasının başlatıldığı 4 pilot ilden birisi olan Isparta’da il sağlık müdürü sevk zincirindeki yaşanan aksaklıkları bir rapor halinde hazırlayarak, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Başbakanlığa bildiriyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ işini gücünü bırakıyor Isparta’da tebdili kıyafetle denetim yapıyor (17 Ocak Yeni Şafak) ve ardından bir rapor hazırlanarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunuluyor. Bakanlar Kurulu konuyu görüşerek 4 pilot ilde başlatılan ve 1 Ocak tarihi itibariyle 33 ilde sürdürülmesi karara bağlanan sevk zinciri uygulamasını, 1 Temmuz 2009 tarihine kadar geçici olarak durduruyor. Karar, 17 Ocak 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Gerekçe nedir? “Uygulamada ortaya çıkan sorunlar!”

Bu sorunların varlığı 47 yıldır bilinmiyor muydu? Biliniyordu!

Peki, aynı günlerde İsrail’in Gazze katliamı için etkili karar almayan hükümet, böyle bir konuyu neden gündemine aldı?

Birincisi; yaklaşan yerel seçimler, hükümet için seçim Gazze’den daha öncelikliydi. Eğer siz “sevk zincirini uygulayacağım” deyip “zevk zincirini hayal ederseniz”, gerçek anlaşıldıkça halkın oyunu da kaybedersiniz. AKP Hükümeti, 2007 genel seçimleri öncesinde de aynısını yaptı; seçim öncesinde sevk zinciri uygulamasını geçici olarak kaldırdı.

İkincisi; yeni liberal politikaların mantığı gereği, hükümetin sağlık hizmetini meta olarak kabul eden anlayışa hürmet etmesi gerekiyordu. Senaryolar yazıp tebdili kıyafetlere neden gereksinim duyuluyor? Her ne kadar doğru/mantıklı uygulama sevk zincirini şart koşsa da, hükümet “Ey ahali, bakın bu sistem yürümüyor, 4 ilde başladık sorunlar yumak oldu, tüm ülkede başlatırsak neler olur” dercesine “şark kurnazlığı” ile istediği ortamı yaratıyor. Sevk sistemi üzerinden yaratılan kaotik ortam, arzulanan sonuca ulaşmanın yolunu açıyor.

Bir zamanlar aynı kurnazlığı zamanın Başbakanı Tansu Çiller ile Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna yapmıştı. Bu ikili, acil servislere “balyoz harekatı” adını verdikleri baskınlar düzenleyerek, ne kadar “berbat” bir sağlık sistemi olduğunu kanıtlamışlar(!) ve arkasından Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nı Meclis’e getirmişlerdi. Hükümetin ömrü yetmeyince senaryo yarım kalmıştı.

Tarih tekerrür etti ve bugün yine benzer senaryolar yazılıyor. Ne için?..

 
İçerik Tıklama Görünümü : 67318
Şu anda 7 kişi sitede