2016-2018 Çağdaş Hekim Çalışma Programı

SAĞLIK HAKKI

Sağlık Bakanlığı’nın propaganda amaçlı kullandığı memnuniyet oranı bile 2015 yılında %10-15 olarak gerileme göstermiştir (EC: Quality of Life in European Cities Report. 2.2.Health careservices, sayfa 30-34). Bu, yıllardır TTB önerilerini dikkate almayan Sağlık Bakanlığı politikalarının çökmeye başladığının bir verisi olarak değerlendirilmelidir. Özel hastanelerde %200 oranında katkı payı istenmeye, asgari ücretin üçte biri geliri olanlardan dahi sağlık sigortası primi alınmaya, tamamlayıcı sağlık sigortası uygulamalarına başlanmıştır. İlaç pazarı inanılmaz bir hızla büyümekte, ilaç tekelleri sadece hastaları değil, hasta olmayanları da potansiyel müşteri olarak görmekte, neredeyse ürettikleri ilaca uygun hastalık icat eder hale gelmektedirler.

Çağdaş Hekimler; hastayı müşteri, sağlık hizmeti sunan ASM-TSM ve hastaneleri işletme olarak gören kapitalist anlayışa karşı duruşunu koruyacaktır.

Çağdaş Hekimler; her bireyin eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli sağlık hakkını savunacaktır.

Çağdaş Hekimler; sağlık hizmetini pazarlaştıran ve hükümetlere yandaş sermayeye peşkeş çeken zihniyet ve politikayla mücadele edecektir.

Çağdaş hekimler; sağlıkta hükümet tarafından yaratılan sahte ve sözde memnuniyet söyleminin bilincindedir ve sağlıksızlık gerçeğini kamuoyu ile paylaşmayı görev bilecektir.

Çağdaş hekimler; sağlıkta yanlış verilerin doğru ve gerçekçi sağlık planlamasını olanaksız kıldığı gerçeğinden hareketle, gerçekçi ve güvenilir verilerden ve durum tespitinden yola çıkan Sağlık Politikalarını savunacaktır.

Bize dayatılmak istenen sağlık politikaları, daha fazla hastalık, daha fazla tetkik, daha fazla ilaç anlamına gelmektedir. Sağlık hakkını hiçe sayan, tıp bilimlerini ve uygulamalarını kendi çıkarları için kullanan ve tıp etiğini ayaklar altına alan; ayrım gözetmeksizin hekimler dahil tüm sağlık emekçilerini, özlük haklarından yoksun ve güvencesiz çalışan kölelere dönüştürmeye çalışan sağlık politikalarına karşı tüm sağlık çalışanları, hekimler ve toplumla birlikte mücadele edecektir.

ÇALIŞMA KOŞULLARI

Sağlık çalışanlarının çalışma koşulları iyi düzenlenmiş, alt yapı sorunları en aza indirgenmiş bir çalışma ortamında -diğer çalışanlarla birlikte- grevli-toplu sözleşmeli, tam süre çalışması gerektiğini biliyor, taşeron/ sözleşmeli/ geçici çalışma gibi uygulamalara, hastanelerin işletmeleştirilmesine, hizmet satın alınmasına son verilerek, tek bir çalışma rejiminde ve tek bir ücretlendirme sistemiyle istihdamımızı
TALEP EDİYORUZ.

Sağlık çalışanları arasında ekip çalışması ve dayanışma duygusunun hakim olduğu, liyakat ve niteliğin öne çıkarıldığı bir ortamın yaratılmasında, hekimin hastasına gereken yeterli zamanı ayırabilmesi, sağlık hizmetlerinin hekim-hasta ilişkisine yakışan bir ortam ve özende yürütülmesi için üzerimize düşen asli sorumlulukları yerine getirmeye
SÖZ VERİYORUZ

SAĞLIK EMEKÇİLERİNE YÖNELİK ŞİDDET

Sağlıkçılar, aslında kışkırtılmış ve etik olmayan talepleri karşılayamadıkları durumlarda hastaların öfkesiyle karşılaşmaktadır. Bu çoğu zaman acillerde ya da polikliniklerde biriken hastaların tepkisi kimi zaman da piyasa koşullarının sağlık sistemi üzerinde yarattığı çarpıklıkların sağlıkçılara yüklenmesi nedeniyle kendini göstermektedir. Sağlık emekçilerine yönelen şiddetin durdurulmasını
TALEP EDİYORUZ.

Toplumsal şiddet artışının, sağlık alanında çalışanlara yansıdığı görüşüyle toplumsal şiddetin azaltılması yolunda katkı sağlayacağımıza, sağlık emekçilerine yönelik şiddetin uygulanan yanlış sağlık politikalarından kaynaklandığı düşüncesiyle bu yanlış politika uygulamalarına karşı durmaya
SÖZ VERİYORUZ.

BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİ

Yetersiz ve dengesiz beslenme, işsizlik, kötü çalışma koşulları, çevre kirliliği, doğanın tahrip edilmesi, sürekli hale gelen şiddet ortamı gibi sağlıksızlığa yol açan nedenlerin giderilmesi yerine, insanların daha çok hekime başvurmalarının teşvik edildiği bir dönem yaşamaktayız

Cumartesi nöbetleri adı altında zorla fazla mesai uygulaması, mobbing halini almıştır. Biz çağdaş hekimler, günlük azami 8 saatlik çalışma süresi
TALEP EDİYORUZ

Hastalardan muayene ve tedavi farkları adı altında ücret alınmasına son verilmesini
TALEP EDİYORUZ

Sağlık hizmetlerinin birinci basamakta piyasa koşullarına açılmasına, terk edilmesine ve iş güvencesiz/sözleşmeli istihdama karşı mücadele edeceğimize, ekip anlayışı içinde toplum katılımını, koruyucu hekimliği öngören ve basamaklandırılmış sevk sistemini savunacağımıza
SÖZ VERİYORUZ.

KAMU HASTANE BİRLİKLERİ

Hekimlerin aldıkları eğitime, ait oldukları disipline/yetkinlik alanlarına karşılık gelen yetki ve sorumlulukla hizmet vermeleri gerektiğini biliyoruz. Hekim bağımsızlığına, tedavi süreci dahil etik karar verme özgürlüğüne “sağlıkta tasarruf” ya da dayanaksız başka gerekçelerle idarenin, ilaç ve tıbbi ürün firmalarının müdahale anlamı taşıyan her türlü uygulamasından vazgeçilmesini
TALEP EDİYORUZ

Çalışanların hastane yönetim süreçlerine katıldığı, hekimlerin ve bütün çalışanların tek bir personel rejimi altında kamu güvencesi içinde çalıştığı kurumlar olması için çaba harcayacağımıza, uzman hekimlerin özlük ve sürekli eğitim haklarını savunacağımıza, bunu yöneticilerin keyfiyetine bırakmayacağımıza
SÖZ VERİYORUZ.

İŞYERİ HEKİMLERİMİZ VE İŞÇİ SAĞLIĞI

2012 yılında yürürlüğe giren “ İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası” ile piyasalaştırılan işçi sağlığı hizmet sunumu modeli işçi sağlığı hizmetlerinin verilebilmesini adeta olanaksız hale getirirken; işyeri hekimleri de sayıları hızla artan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri’nde  (OSGB)  düşük ücretlerle ve güvencesiz çalışan, taşeron işçisi konumuna getirildiler. İşçi sağlığı ve işyeri hekimliğinin sağlıklı bir toplum oluşmasındaki öneminin farkında olarak işçi sağlığı dışında hiçbir faktörün göz önüne alınmamasını; hekimlerin özlük haklarının meslek örgütünün koruması altında ve eğitim süreçlerinin de üniversitelerle işbirliği içerisinde özenle yürütülmesini
TALEP EDİYORUZ

İşçilerin/emekçilerin kazanılmış haklarının gasp edilmesine karşı durmaya, işçilerin/ emekçilerin esnek, güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilmesine karşı mücadeleye, işyeri hekimliği hizmet sunum modeli olarak dayatılan OSGB modelinin işçi sağlığında çözüm olmadığının teşhirini sağlayacağımıza, Türk Tabipleri Birliği’nin yasal yetkilerini kullanarak İşyeri Hekimliği yapan üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya,
SÖZ VERİYORUZ.

ÜNİVERSİTELER

Çağdaş Hekimler üniversitelerde akademik ve bilimsel özgürlüğü kısıtlayan tüm engellerin kaldırılmasını, üniversitelerin kendi bileşenleri tarafından yönetilmesini savunur. Temel önceliği tıpta lisans ve lisansüstü (Uzmanlık) öğrencileri yetiştirmek olan üniversiteler üzerindeki mali ve yönetsel baskılara karşı durmaktayız. Üniversite hastanelerinin sunduğu sağlık hizmetlerinin ödemelerinin SGK tarafından sürekli kısıtlanmasına ve ayrımcı bir tutumla iflasa sürüklenmelerine karşı mücadele vereceğiz.

Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan bütün eğitim ve araştırma hastanelerini (EAH) bir çatı altında birleştirme gerekçesiyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi yasası çıkarılmıştır. Asıl amacı yandaşlara kadro aktarmak olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Anayasanın devlet organlarını tanımlayan maddeleriyle, 130-131’inci maddelerine aykırı ve üniversite özerkliğine de aykırı bir gelişme olmuştur. YÖK yasasına bile muhalif olan bu kurum sadece yandaş profesörler atama işlemlerine bir kılıf olarak hizmet edecektir. Diğer taraftan kurulan Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) sağlık alanındaki araştırma ve eğitimi tekeline alan bir anlayışı getirmektedir.

Tıp Fakültelerinde de uygulamaya geçirilen ‘’Performans-puan-para’’ sistemi eğitim, araştırma, sağlık hizmeti ve çalışma barışı dahil olmak üzere her alanda olumsuz sonuçlara yol açmıştır. Sağlık hizmeti ,sadece niceliği ölçen ‘’performans-puan-para’’ şeytan üçgenine mahkum edilmiş ve sağlık hizmeti niteliği kötü etkilenmiştir. Çağdaş Hekimler, sağlık hizmetlerini olumsuz etkileyen bu uygulamaya karşı mücadelesini sürdürecektir. Üniversitelere yapılan bu kapitalist neoliberal saldırı sağlık alanında öğretim üyeleri arasında iş barışını bozmuştur. Nitelikli sağlık hizmeti vermelerinin önünde performans düzenlemeleri tarafından oluşturulan engeller, hekimler nicelik olarak fazla sayıda iş üretmeye yöneltmektedir. Bu uygulamanın iş yükünü artırdığı, hekimler arasında yoğun stres yarattığı ve yapılan sağlık girişimlerinde paylaşım kavgası yarattığı açıktır.

Tıp Fakülteleri hastaneleri eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü üçüncü basamak hastanelerdir. Zor olguların tanı ve tedavisinde görev alan üniversite hastaneleri, büyük ölçüde daha fazla gelir sağlayan poliklinik hizmetleri veren kurumlara dönüşmektedir. Kasıtlı olarak SGK ödemeleri aksatılarak veya kesintilere uğratılarak iflasa sürüklenen hastanelerin Sağlık Bakanlığı veya Kamu Hastaneleri Birliği tarafından yönetilmeye razı olmaları hedeflenmektedir. Bu hizmetlerin kalitesini önemli ölçüde azaltmaktadır.

Çağdaş Hekimler atamalarda bilimsel ve mesleki yetkinliğin temel ölçüt olmasını savunur. Bu denli politik etkilerin üniversiteleri ve verdikleri sağlık hizmetlerini yozlaştırmasına karşı, Çağdaş Hekimler, üniversite hastanelerinin tıp fakültesi öğretim üyeleri tarafından seçilmiş dekanlarca özerk olarak yönetilmesini amaçlar.

Temel önceliği tıpta lisans ve lisansüstü (Uzmanlık) öğrencileri yetiştirmek olan üniversiteler üzerindeki mali ve yönetsel baskılara karşı durmaya, üniversite hastanelerinin sunduğu sağlık hizmetlerinin ödemelerinin SGK tarafından sürekli kısıtlanmasına ve ayrımcı bir tutumla iflasa sürüklenmelerine karşı mücadeleye, öğretim üyelerinin ve uzmanlık öğrencilerinin haklarını en üst düzeyde savunacağımıza
SÖZ VERİYORUZ. 

UZMANLIK ÖĞRENCİLERİ (ASİSTANLAR)

Uzmanlık eğitimi alan hekimler (asistanlar) büyük bir yılgınlık içinde ve baskı altında çalışmakta, bu nedenle eğitimlerini yarıda bırakarak istifa edebilmektedir. Uzmanlık öğrencileri eğitim hakkına engel olan bütün işleri angarya olarak görür, uzmanlık alanı dışında çalıştırılmayı, nöbet tutturulmasını  reddeder. Nitelikli olmayan ancak nicelik ölçümlemesi yapan, performans sistemini dayatan sağlık politikaları, uzmanlık öğrencilerinin eğitimine ayrılan zamanı, öğretim üyesi sayılarını, halkın sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Uzmanlık öğrencilerinin eğitimlerinin öncelikli hale gelmesini ve en üstün konuma getirilmesini performansa dayalı olmayan, nitelikli bir eğitime olanak sağlayabilen, insanca yaşanabilir ücret alabilmelerini   
TALEP EDİYORUZ

Uzmanlık öğrencisinin  çalışan eksikliğini kapatmak adına uzun mesai saatlerinde çalışmasına, fazla nöbet tutturulmasına ve dinlenmeden çalışmasına karşı çıkmaya; nöbet sonrası izin hakkını savunmaya, uzmanlık öğrencisinin mobbinge, şiddete uğraması durumunda  yanında durmaya ve haklarını korumaya, bütün eğitim süreçlerinin parasız/kamusal bir sorumlulukla yerine getirilmesi için çalışacağımıza,
SÖZ VERİYORUZ.

SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLER

“Sağlıkta Dönüşüm Programı”  adıyla yaşama geçirilen program ile sağlık politikaları liberalleştirilirken, sağlık hizmetleri piyasaya açılmış sağlık hizmeti kârlılığı yüksek bir yatırım alanına dönüştürülmüştür. Çarpıtılmış bilgi ve kışkırtılmış sağlık talebinin de etkisi ile sermaye sağlık alanına yatırım yapmaya yönelmiş, çok fazla sayıda özel sağlık kuruluşu sağlık hizmeti sunmaya başlamıştır.  Özel sağlık Kuruluşlarında güvencesiz koşullarda, düşük ücretler ve yoğun iş yükü altında çalışmakta olan hekimler ücretlerini bile zamanında alamamaktadırlar.

Sözleşmesiz, güvencesiz, sendikasız koşullarda çalışan meslektaşlarımızın; bu hakları önündeki engellerin kaldırılmasını
TALEP EDİYORUZ

Serbest hekimlik tercihinde bulunan meslektaşlarının haklarını savunmaya ve onlara karşı yürütülen baskı politikalarıyla mücadele etmeye, Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan hekimlerin iş yasasından kaynaklı her türlü özlük haklarının savunulmasında yanlarında, dayanışma içerisinde olmaya
SÖZ VERİYORUZ.

EMEKLİ HEKİMLER

Hekimler, emekli olduklarında yıllarca süren bir eğitim ve yıpratıcı, bedeli çok yetersiz ödenmiş bir çalışma dönemi karşılığında yaklaşık olarak yoksulluk sınırının yarısı kadar olan bir emekli aylığını hak etmemektedirler.

Çalışırken aldığımız ücretlerin emeklilik ücretlerine yansımasını bunun için sağlık çalışanlarının ücretlerinin yıpranma payı dahil, performansa dayalı olmayan ve emekliliğe yansıyacak şekilde arttırılarak düzenlenmesini , ortalama olarak bir hekimin emekliliğe yansıyan ücretinin asgari ücretin dört katı olmasını
TALEP EDİYORUZ

İnsanca bir yaşam sürmek için emekli hekimlerin özlük hakları için mücadele vereceğimize
SÖZ VERİYORUZ.

KADINLAR ve HEKİMLİK

Siyasal iktidar, uygulamalarıyla erkeklerin kadınları yönettiği bir dünyayı güçlendirerek sürdürmektedir.

Kadına yönelik her türlü şiddete karşıyız ve bu şiddetin ortadan kalkması, faillerin cezalandırılması için mücadele etmeye,  kadınlara yönelik mekan ve zaman kısıtlamalarına karşı çıkmaya, kadınların her alanda ve her zaman eşitlik ve özgürlüğünü savunmaya,  kadın erkek arasındaki istihdam oranlarının eşitlenmesi için ve var olan açığın kapatılması için kadın istihdamının teşvik edilmesine, LGBTİ bireylerin sağlığa erişimi önündeki engellerin kaldırılması yönünde çalışacağımıza,  tüm örselenebilir grupların yanında olmaya ve hekimlik mesleğinin gerektirdiği tüm evrensel değerlere sahip çıkmaya,
SÖZ VERİYORUZ.

EKOSİSTEM, ÇEVRE ve KÜLTÜR

Dünyanın ve insanlığın sahip olduğu tüm değerlerin metalaştırılması ve azami kâr elde etmek üzere düzenlenmiş üretim süreçleri bütün ekosistemi bozmaktadır. Mevcut politikalar, başta temiz su kaynakları olmak üzere içilebilir su kaynaklarının azalmasına, ozon tabakasının incelmesine ve delinmesine, sera gazı etkisi ile küresel ısınmaya, HES’lerle ve madencilik sektörü eliyle doğanın acımasızca tahribatına yol açmaktadır. Sulanabilir tarım alanlarının azalması, yanlış tarım politikaları gıda üretimini olumsuz etkilemekte ve köyden kente göçü zorlamaktadır. Türkiye, Ukrayna-Çernobil ve Japonya-Fukuşima nükleer felaketlerinden yeterli dersi çıkaramamıştır ve ülkemizin kuzeyinde ve güneyinde kurulması planlanan nükleer santrallerle, insanlarımızın yaşamları çok ciddi biçimde tehlikeye atılmaktadır.

Toplum sanattan ve sanatçıdan uzaklaştırılmakta, birey ve toplum sağlığı açısından vazgeçilmez olan kültürel sanatsal etkinlikler hızla değersizleştirilmektedir.

Doğa tahribatının ve ekosistemin bozulmasının toplum sağlığına olan etkileri hakkında yüksek bilinç düzeyiyle, kapitalist çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilen yıkıma karşı direnmeye,  şehirleşmenin hızla arttığı günümüz koşullarında kent ile insan sağlığı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu kabul ederek, Ankara halkının temiz hava, sağlıklı su ve güvenli toplu ulaşım hakkına sahip çıkmaya, bunun için mücadele etmeye devam etmeye,  ; bireyin sağlığının toplumsal sağlıkla koşut olduğunu kabul ederek,   kültürden, sanattan yoksun bırakılmaya çalışılan toplumun yanında yer alıp, sanatı korumaya
SÖZ VERİYORUZ.

TÜRKİYE/SORUMLULUKLARIMIZ

Ücretlerin sosyal bileşeni olan sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, emeklilik gibi alanlara yapılan kaynak aktarımında çok büyük kısıtlamalara gidilmektedir. Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik gibi emekçi sınıfların mücadeleleri sayesinde insanlık adına kazanılmış ne varsa tümü sermayenin kar alanı haline dönüştürülmektedir. Emeğimize yapılan bu saldırılar “rekabet, serbest piyasa, özelleştirme, ticarileştirme, toplam kalite, esneklik, verimlilik, sürdürülebilirlik, yönetişim…” gibi süslü kavramlarla sürdürülmektedir.

Türkiye sağlık ortamının da söz konusu “neoliberal” politikalar doğrultusunda ağır tahribata uğratıldığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Mevcut iktidarın ulusal ve uluslararası sermayenin istekleri doğrultusunda, piyasacı-ticarileştirici-kapitalistleştirici bir mantıkla yeniden düzenlemekte olduğu sağlık ortamı; hekimleri ucuz işgücüne, vatandaşları ise müşteri konumuna taşımaktadır.

Baskının, asimilasyonun ve tekçi anlayışın egemen olmadığı, emek mücadelesinin önündeki tüm engellerin kaldırıldığı, cinsiyet özgürlükçü, katılımcı, doğa katliamlarının son bulduğu, tarihiyle ve bütün komşularıyla barışık, özgür demokratik,laik Türkiye’yi, savaşın anlaşmazlıkların çözümü olarak kullanılmasından vazgeçilmesini, sorunların insan hakları, eşitlik özgürlük ve demokrasi zemininde çözülmesini
TALEP EDİYORUZ

Bizler toplumu hasta etmeyen, hastalıklar üzerinden kâr etmeyen bir sağlık sisteminde çalışmak, emeğimizin karşılığını almak, sağlık hizmeti üretmekten yeniden mutluluk duymak ve hastaneye gittiği için değil, hasta olmadığı için memnuniyet duyan bir toplumda yaşamayı
TALEP EDİYORUZ

Sağlıklı olmanın toplumsal bir hak olduğunu ve sağlık hizmetlerinin toplumsal-kamuculuk anlayışına uygun biçimde sunulması gerektiğini savunurken, tababetin de ancak böylesi bir ortamda bilimsel-etik değerlerle özgür ve üretken olabileceği düşüncesiyle, ırkçı, milliyetçi, militer, cinsiyetçi, muhafazakar ve piyasacı güçlere karşı durmaya, bu güçlere karşı geniş bir toplumsal desteğe dayanarak sınıfsal zeminde mücadele etmeye
SÖZ VERİYORUZ.

Çağdaş Hekimler olarak geçmiş deneyimlerimize bugün çok daha eleştirel bakabilen, bize yönelik eleştirileri değerlendirebilecek olgunluk ve güçte olduğumuzu biliyor, meslektaşlarımızdan bu anlamda da katkı
TALEP EDİYORUZ.

Tüm Ankaralı hekimleri oda çalışmalarını birlikte yürütmeye davet ediyor, üzerimize düşeni yapmaya Çağdaş Hekimler olarak
SÖZ VERİYORUZ.

Meslektaşlarımızın çalışma ortamlarındaki iş yükü, iş dışı zorunlulukları, zaman darlığı gibi nedenlerin Ankara Tabip Odasına gelme, oda çalışmalarına aktif olarak katılma önünde engel oluşturduğunu biliyoruz.

Ankara'daki  bütün sağlık kurumu yöneticilerinden kurumlarında yapacağımız toplantılarda hekimlerin katılımı için kolaylaştırıcılık,

Hekimlerden de birimlerinde 2 ayda bir yapacağımız değerlendirme toplantılarına aktif katılım
TALEP EDİYORUZ.

Hekimlerin Ankara Tabip Odası çalışma ve üretme süreçlerine katılabilmesine ve her bir hekimin kendisini Ankara Tabip Odası'nın eşit ve söz sahibi bir üyesi olarak ifade edebilmesine ortam sağlayacağımıza Çağdaş Hekimler olarak
SÖZ VERİYORUZ.

 

 
İçerik Tıklama Görünümü : 67344
Şu anda 15 kişi sitede